GERÇEK BULUŞ SAHİPLİĞİ İLKESİ: Buluş, fikri bir faaliyetin ürünü olduğu için, buluş sahibi gerçek kişidir. Tüzel kişiler buluş sahibi olamaz.
551 sayılı Pat KHK’de “gerçek buluş sahipliği ilkesi benimsenmiştir. Bu ilkeye göre, patent isteme hakkı buluş sahibi veya haleflerine aittir. Bu hak devredilebilir bir haktır.
ÖNCE BAŞVURANIN KORUNMASI İLKESİ: Bu ilke, başvuru ilkesinden farklıdır. Önce başvuranın korunması ilkesi, aynı buluşun, birbirinden bağımsız birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesi halinde hüküm doğurur ve patentin başvuruyu önce yapana verilmesini, diğerlerine hiçbir hak tanınmamasını öngörür. Bu sebeple Pat KHK’de başvurunun gün, saat ve dakika olarak belirtilmesi, öngörülmüştür.
BULUŞ SAHİBİ:
Buluş sahibinin fiil ehliyetine sahip olmasına gerek yoktur. Çünkü buluş hukuki bir işlem değildir. Maddi fiildir. Buluş üzerinde hak sahibi olmak için bir iradenin varlığı gerekmemektedir.
Buluş zilyedi buluş sahibi olarak kabul edilemez. (Buluşa ilişkin bilgiye, buluşun somutlaştırdığı nesneye sahip bulunan, onu kullanan zilyed kabul edilir).
b) Müşterek Buluş Sahibi: Müşterek buluş sahipliği, birbirinden bağımsız kişilerin birbirlerinden haberli veya habersiz, aynı zamanda aynı buluşu yapmaları durumundan farklıdır. Müşterek buluş sahibi, ortak buluş sahiplerinden hiç birinin ön fikri olmaksızın, müşterek bir fikri faaliyete katılarak buluş fikrine varmada, yaratıcı katkıda bulunmuş kişilerdir. Müşterek buluş sahipliğine, MK’nun paylı mülkiyet ve BK’nun adi ortaklık hükümleri uygulanır.
Her ne kadar müşterek buluş sahiplerinin birbirlerine karşı hukuki durumları gerek kendi aralarında yapacakları sözleşmeyle veya MK’na göre düzenlenmiş olsa dahi, paydaşlar bazı işlemleri birbirlerinden bağımsız olarak yapabilirler. Bu işlemler:
ÇALIŞANLARIN BULUŞU: Patent kanunları, özel ve kamusal bir iş ilişkisi içinde bulunan kişileri; yüklendikleri iş gereği ve işin yerine getirilmesi sırasında gerçekleştirdikleri buluşlar dolayısıyla, buluşa adlarının verilmesi gibi manevi ve bedel alma gibi maddi haklarla ödüllendirerek; işletme sahibini de patentin sahibi kabul ederek, ar-ge’ye önem verilmesi yönünde teşvik etmiştir.
Ülkemizdeki uygulamalar 551 sayılı Pat KHK’de özel hükümlerle düzenlenmiştir. Bu hükümler emredici nitelik taşımaktadır. Çalışanların buluş yapmaya özendirilmesi amacıyla, söz konusu hükümler işçiler aleyhine değiştirilemeyecektir.
Çalışanlardan kasıt işçilerdir. İşçi buluşları ise hizmet buluşları ve serbest buluşlar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
İşçi buluşları, patent ve faydalı model ile korunabilir nitelikte olan buluşlardır. Buluş, teknik iyileştirme teklifi niteliğinde ise işçi buluşu olarak kabul edilmez ve bu tür teklifler ferdi ve toplu iş sözleşmeleri ile korunur.
HİZMET BULUŞU; işçinin bir işletmede veya kamu idaresinde, yerine getirmekle yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği, işletmenin veya kamu idaresinin deneyimleriyle çalışmalarına büyük ölçüde dayanan ve iş ilişkisinin devamı süresince yaptığı buluşlardır.
İşçi, buluşu işletmedeki faaliyeti gereği gerçekleştirmiş olmalıdır. Örneğin, işçi işletmenin Ar-Ge bölümünde çalışıyorsa, yaptığı buluşlar faaliyetinin doğrudan sonucudur. Örneğin, işletmenin insan kaynakları biriminde çalışan bir işçinin gerçekleştirdiği buluş faaliyetinin dolayısıyla sonucudur. Buna rağmen buluş, hizmet buluşudur.
HİZMET BULUŞLARINDA HAK SAHİPLİĞİ
Hizmet buluşları üzerinde işveren hak sahibidir. Bu hakkını, işveren iflas edecek olur ve iflas idaresi buluşu işletmeden ayrı devredecek olursa, işçinin kendisine ait buluşun tam hakkını satın almada öncelik hakkı vardır. İşverenin iflas etmesi durumunda, işçinin buluştan ve teknik iyileştirmeden doğan alacağı imtiyazlıdır.
Hizmet buluşu, gerçek buluş sahibi ilkesi gereği, önce işçinin kişiliğinde ve mal varlığında doğar. Kararnamede buluş sahibi işçiye gecikmeksizin, işverene bildirimde bulunmak yükümü yüklenmiştir. Buluş birden çok işçi tarafından bulunmuşsa bildirim birlikte yapılmalıdır. Bildirim yazılı olmalıdır.
Buluşu gerçekleştiren işçi veya işçiler;
İşveren kendisine ulaşan bildirimin yetişme tarihini gecikmeksizin yazılı olarak bildirimde bulunan kişi veya kişilere bildirir. Bu tarihten itibaren işveren iki ay içerisinde bildirimin düzeltilmesi talebinde bulunabilir. Bu istem, bildirimin kanuni içeriği yansıtmaması, açık olmaması, yanlış bilgileri ve katkı paylarını içermesi, işletmenin deneyim ve çalışmalarının yeteri kadar açıklanmamış olması hallerinde yapılır. İki aylık bildirim süresi hak düşürücü süredir.
İşverenin buluşu tamamen veya kısmen devralma hakkı vardır. İşçinin işverenin bu talebini red etme hakkı yoktur.
İşveren, işçinin gerçekleştirdiği hizmet buluşuyla ilgili olarak, işçinin bildiriminin yetişme tarihinden itibaren dört ay içinde hak talebinde bulunma hakkına sahiptir. İşçi KHK’ye uygun talepte bulunmamışsa veya hiç bildirim yapmamışsa – zorunlu olmadığı halde – işveren işçiyi bildirimde bulunmaya davet ettiği halde işçi bu çağrıya uymamışsa, işveren gene de hak seçimi bildiriminde bulunabilir. İşveren dört ay içerisinde hak seçimi bildiriminde bulunmamışsa, hizmet buluşu serbest buluşa dönüşür.
İşverenin, yapacağı bildirimde tam ve kısmi hak taleplerinden hangisini seçtiğini açıkça belirtmesi gerekmektedir. İşveren bu talepte bulununca iki kanuni yükümlülük altına girer.
1- Tamamen veya kısmen devraldığı buluşun tarifeye göre bedelini ödemek,
2- Buluşa koruma sağlamak için başvuruda bulunmak,
Başvuru, durum ve şartlara göre patent veya faydalı model için olabilir.
Buluşun, işletmenin faaliyetlerinden elde edilen bilgi sonucunda elde edilmiş olması gerekir. Bu durumda işletmenin malzeme ve para imkanlarının kullanılmış olması şart değildir. Buluşun çalışma saatleri içerisinde veya dışında gerçekleştirilmiş olması önemli değildir.
İŞVERENİN TAM HAK TALEP ETMESİ DURUMU
İşveren hizmet buluşu üzerinde tam hak talep ederse, işçinin kendisine uygun bir bedel ödenmesini isteme hakkı doğar.
Bedelin hesaplanmasında;
Bedelin nasıl hesaplanacağı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanacak yönetmelikle belirlenir.
Hizmet buluşlarında, tam hakkın talep edildiği durumlarda, patent ve faydalı model belgesi için başvuru hakkı işverene aittir. Patent almaya uygun bir hizmet buluşunun, amaca daha uygun ise, işveren faydalı model belgesi için başvuruda bulunabilir. İşverenin patentin ekonomik olarak değerlendirilmesi, mali değerlendirme haklarının korunması, ihlallere karşı dava açma hakları bulunmaktadır. İşveren patent ve faydalı modellere ilişkin gasp davaları dahil, bütün hukuk ve ceza davalarını açabilir. İşveren gasp davasını işçiye de yöneltebilir. Ayrıca işveren tam hak bildiriminden önce, buluş üzerinde herhangi bir hak iktisap etmiş bulunan kişilere de dava açabilmek hakkına sahiptir. İşveren buluşunu işletmede kullanmak zorunda değildir. Buluşu veya patenti kısmen veya tamamen devredebilir, üzerinde lisans, rehin ve intifa hakkı tanıyabilir ve bunlar hacze konu oluşturabilirler.
İşveren patent başvurusunu halefi olarak yapar ve patentin sahibi olur. Ancak işçinin adı buluşu yapan kişi olarak patentte belirtilir.
İşveren başvuru hakkını işçiye devrederek başvuruyu takipten vazgeçebilir. Eğer işçinin istediği ücreti ödemek istemezse durumu işçiye bildirerek başvuruyu ona devredebilir. İşçi bu talebe üç ay içinde cevap vermezse işveren patent başvurusundan veya patentten doğan haklarından vazgeçebilir.
Başvurunun işçiye devredildiği hallerde işveren inhisari nitelikte olmayan yararlanma hakkını uygun bir bedel karşılığında saklı tutabilir. Bu halde tam hak kısmi hakka dönüşür.
İşveren gerekli görüyorsa, hizmet buluşu için yabancı ülkede de başvuruda bulunabilir. İşveren başvuruda bulunmayı düşünmediği yabancı ülkelerde başvuru yapma imkanını işçiye bırakmak mecburiyetindedir. Bu durumda da inhisari olmayan kullanma hakkını koruyabilir.
İşveren buluşu korumasız bir şekilde kullanma ya da değerlendirme yoluna gidemez. İşveren patent veya faydalı model başvurusunda bulunmazsa, işçi bu başvuruları işveren adına yapabilir. Fakat hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanmışsa, işçi buluşu için başvuru yapılmamasına rıza göstermişse, işletme sırlarının korunması başvuru yapmamayı gerektiriyorsa işveren başvuruda bulunmayabilir.
İşveren yaptığı başvuru ile eklerini işçiye vermek, işçi de ona gerekli bilgileri sağlamakla yükümlüdür.
İŞVERENİN KISMİ HAK TALEP ETMESİ DURUMU
İşveren kısmi hakkı seçtiği takdirde de işçiye bir bedel ödemekle yükümlüdür. Bedel hakkın kısmi niteliği göz önünde tutularak tam hakta olduğu gibidir. Kısmi hak, tam hakta olduğu gibi, işverene inhisari olmayan bir kullanma (lisans) hakkı sağlar. İşverenin başvuru ve patent/faydalı model belgesini alma hakkı, işverenin kısmi hakkıyla sınırlı olarak işçiye aittir. İşçi işvereni bu haktan yoksun bırakamaz.
Kısmi hak elde eden işverenin buluşun korunmasını sağlama borcu yoktur. Bu halde buluşun korunup korunmamasına karar verme yetkisi işçiye aittir. Alması halinde patent, başvuru belgesi ve bunlardan doğan haklar, işverenin inhisari olmayan kullanma hakkı ile sınırlı olarak işçiye aittir.
İşverenin kısmi hakkını kullanması işçinin buluşunu değerlendirmesini önemli ölçüde güçleştiriyorsa, işçi işverenden ya kısmi hakkı tam hakka dönüştürmesini ya da kendisini tamamen serbest bırakmasını iki ay içinde isteyebilir.
İş ilişkisinin sona ermesinden sonra yapılan buluşlar hizmet buluşu değildir ve işverenin bu buluş üzerinde herhangi bir talep hakkı yoktur.
SERBEST BULUŞ
İşçinin bir iş akdi içerisindeyken yaptığı ve hizmet buluşlarının dışında kalan bütün buluşlardır.
Serbest buluşun sahibi işçidir. Buluş işçinin kişiliğinde doğar ve bütün haklarla işçide kalır. İşçi serbest buluşu devretmek zorunda değildir. İşveren de bu tür buluşları tek taraflı irade açıklamasıyla iktisap etmek hakkına sahip değildir. Bu tür buluşlar ancak üçüncü kişilere olduğu gibi devredilebilir.
Serbest buluş yapan işçi bu buluşunu da KHK gereği işverene bildirmek zorundadır. İşveren bu bildirime, bildirimin yetişme tarihinden itibaren üç ay içinde cevap vermezse öncelik hakkını yitirir.
Serbest buluşun işverenin iş alanı içinde değerlendirilebilecek nitelikte olmadığı açıksa işçinin bildirim yükümü yoktur. Bildirim yükümüne aykırı hareket etmek işverene tazminat isteme hakkı verir.
Bu bildirimin iki amacı vardır;
1- İşverene, buluşun serbest buluş mu yoksa hizmet buluşu mu olduğunu incelemek ve buluşun hizmet buluşu olması halinde işverene itirazda bulunmak imkanını vermektir. Bunun için, bildirimde buluş ve gerekiyorsa buluşun gerçekleştirilme şekli hakkında bilgi vererek, işverenin buluşun gerçek bir buluş sayılıp sayılmayacağı konusunda fikre sahip olması sağlanır. İşveren itirazını bildirimi almasından itibaren üç ay içinde yapmalıdır. Aksi halde buluşun hizmet buluşu olduğu iddiasını ileri süremez. İtiraz işçiye yöneltilir ve kendisine hizmet buluşu hükmüne uygun hareket etmesi ihtarında bulunulur.
2- Serbest buluşun işverenin iş alanına girdiği veya işletmenin söz konusu buluşun ilgili olduğu alanda çalışmak için ciddi hazırlıklarının varlığı durumunda işçiye, buluşunu başka türlü değerlendirmeye başlamadan önce işverene bu buluştan yararlanmasının yolunu açmaktır. İşverene bu halde de inhisari olmayan bir yararlanma hakkı tanınmıştır. İşveren kendisine yapılan öneriyi kabul edip şartları uygun bulmazsa şartlar, tarafların istemi üzerine mahkemece belirlenir.
Hizmet buluşlarında kanuni devir kendiliğinden gerçekleşse de buluş önce işçinin kişiliğinde doğmaktadır. Kanuni devre rağmen buluş sahibi manevi ve maddi haklara sahip olmaktadır. SERBEST BULUŞLARDA İSE BULUŞ TAMAMIYLA İŞÇİYE AİTTİR. İşin içinde bulunan işveren sırları kısmen veya tamamen açıklayacak, sızdıracak veya bu konuda gerekli özeni göstermeyecek olursa bundan doğan zararı işveren öder.
ÖĞRETİM ÜYELERİNİN BULUŞ SAHİPLİĞİ
Üniversitelere bağlı fakülte ve yüksek okullarda bilimsel çalışma yapan öğretim elemanlarının bütün buluşları serbest buluş sayılır.
Belli sınırlamalar dışında buluş üzerinde istedikleri şekilde tasarrufta bulunabilirler. Bunun nedeni, öğretim üyelerinin serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilme özgürlüğüne sahip olmalarıdır.
Öğretim kurumu buluşla sonuçlanan araştırmalar için özel olarak belli araç ve gereçleri sağlamak suretiyle harcamalarda bulunmuşsa, öğretim elemanları öğretim kurumuna, buluşun değerlendirildiğini yazı ile bildirmek ve talep halinde buluşun ne şekilde değerlendirildiği ve elde edilen kazanç miktarı hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. Öğretim kurumu, kendisine yapılan yazılı bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde elde edilen kazançtan uygun bir miktarın verilmesini talep edebilir. Ancak talep edilecek miktar kurum tarafından yapılan harcamaları aşamaz.
Tüm kamu memurlarının ve silahlı kuvvetler mensuplarının buluşları ise hizmet buluşu sayılır.
Ayşegül GÜLTEKİN
Marka ve Patent Vekili
UPB–2007
Yararlanılan Kaynaklar;
1- 551 Sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,
2- UPB Patent Vekilliği Hazırlık Çalışması Bursa–2005,
3-Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Güncelleştirilmiş ve Geliştirilmiş Üçüncü Baskı,