ENTEGRE DEVRE TOPOGRAFYALARININ KORUNMASI
1-Çip: 20. yüzyılın üçüncü çeyreğinden itibaren endüstriye ve günlük yaşama “çip”, “silikon çip”, “silikon vadisi” gibi sözcükler girmiştir. Bu sözcük basit bir anlatımla, silikon diye adlandırılan yarı iletken materyallerin diziliminden oluşan mikroskobik bir parçacığın içerdiği, sıra dışı genişlikte bir bilgi ve görüntü belleğini ifade etmektedir. İlk çipler 1950’li yıllarda geliştirilmiş, bilgisayar dahil bir çok elektronik alette kullanılmıştır. Bugün ise endüstrinin temelini oluşturmaktadır.
2-Entegre Devre: Çip, içine (üzerine) elektronik işlevi bulunan entegre devreler konulmak suretiyle bir bilgi, veri, görüntü deposu, yani bellek haline gelmektedir. Entegre devreler birbirine bağlı transistörlerden ve diğer parça öğelerden oluşmakta, analog, dijital ve karma alt türlerine ayrılmaktadır.
Entegre devre fikri mülkiyet hukuku anlamında ve bu hukukun konularından birini oluşturan bir üründür. Söz konusu ürün, bir açıdan buluş bir buluş, başka açıdan bir tasarım sonucu ortaya çıkan fikri ve yaratıcı çaba sonucu oluşturulan soyut bir üründür. Her fikri çabanın, çalışmanın ve yaratıcı faaliyetin sonucu ürün gibi hukuken korunması, tasarlayana / bulana inhisari (tekel) haklar sağlaması gereken bir üründür. Entegre Devre Topografyalarının Korunması Hakkında Kanun “tasarım” yaklaşımını benimsemiştir. EDTK entegre devreyi “elektronik bir işevi veya bunun gibi diğer işlevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış ürün” olarak tanımlayarak tasarım yaklaşımını vurgulamıştır.
3-Topografya: Bir çip bir çok entegre devreyi birlikte, tasarıma uygun bir şekilde birbirine bağlanmış olarak ve birbiri üzerine gelen tabakalar (katmanlar) olarak içerir. Bellek, yani depolama ve işleme tabi tutma yeteneği devreler ve katmanlar çoğaldıkça artar. Tabakalar ile çip üç boyutlu bir ürün haline gelir. Üç boyutlu, birbirine bağlanmış tabakalar halindeki bu çip üzerindeki -üretime müsait- düzene topografya denilir. EDTK’nın 2/b maddesi entegre devre topografyasını “Entegre devreyi oluşturan tabakaların üç boyutlu dizilimini gösteren, üretim amacıyla hazırlanmış ve herhangi bir formatta sabitlenmiş görüntüler dizisi olup, her görüntü entegre devrenin üretiminin herhangi bir aşamasındaki yüzeyinin tamamının veya bir kısmının görünümü” şeklinde tanımlamıştır.
Ulusal Düzenlemeler
Türkiye’de kanuni koruma 22.04.2004 tarihli “Entegre Devre Topografyalarının Korunması Hakkında Kanun” ile gerçekleşmiştir.
Uluslar arası Düzenlemeler
Bu alandaki ilk düzenleme TRIPS’in 35. maddesinde yer almaktadır. WIPO, 26 Mayıs 1989 tarihli “Entegre Devrelere İlişkin Fikri Mülkiyet Anlaşması” ile çiplerin uluslar arası korunmasına destek vermiştir. Diğer bir düzenleme ise AET’nin, uyumlaştırma bağlamında 87/54 sayılı “Yarı İletkenlerin Topografyalarının Hukuki Korunmasına İlişkin Yönerge”sidir.
HAK SAHİBİ
1- Entegre Devre Tasarımcısı Veya Halefi:Entegre devre topoğrafyasını koruma hakkı, tasarlayıcısına veya onun hukukî haleflerine aittir.Entegre devre topoğrafyasının birden çok kişi tarafından tasarlandığı durumlarda, aralarında aksine bir sözleşme yoksa, koruma hakkı bu kişiler tarafından müştereken kullanılır. (EDTK m.7)
2- Hizmet İlişkisinde Hak Sahipliği: Aralarındaki sözleşmede aksine bir hüküm yoksa; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken tasarladıkları entegre devre topoğrafyasının koruma hakkı işverenlere aittir.
Sözleşmesi gerektirmediği hâlde memur, hizmetli veya işçinin; işyerindeki bilgiler ya da araçlardan faydalanarak, bir entegre devre topoğrafyası yapması durumunda, yapılan entegre devre topoğrafyasının koruma hakkı işverenlere ait olur. Bu durumda memur, hizmetli veya işçiye yaptığı entegre devre topoğrafyasının önemi göz önüne alınarak, tespit edilecek bir bedel ödenir. Tarafların bedel konusunda anlaşamamaları hâlinde, söz konusu bedel mahkemece belirlenir.(EDTK m.8)
3- Üniversite Mensuplarının Hak Sahipliği: Üniversitelere bağlı fakülte ve yüksek okullarda bilimsel çalışma yapmakta olan öğretim elemanlarınca tasarlanan entegre devre topoğrafyaları üzerindeki hak, öğretim elemanlarına aittir.
Öğretim kurumu, entegre devre topoğrafyasıyla sonuçlanan araştırmalar için özel olarak belli araç ve gereçleri sağlamak suretiyle harcamalarda bulunmuşsa, öğretim elemanları öğretim kurumuna entegre devre topoğrafyasının değerlendirildiğini yazı ile bildirmekle, talep hâlinde, entegre devre topoğrafyasının değerlendirme şekli ve elde edilen kazanç miktarı hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. Öğretim kurumu, kendisine yapılan yazılı bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde elde edilen kazançtan uygun bir miktarın verilmesini talep edebilir. Ancak, talep edilecek miktar öğretim kurumu tarafından yapılan harcamaları aşamaz.(EDTK m.9)
4- Hizmet Sözleşmesi Dışında Kalan Sözleşmelerde Hak Sahipliği: Hizmet sözleşmesi dışında kalan iş görme sözleşmeleri çerçevesinde tasarlanan entegre devre topoğrafyalarının hak sahibi, aksine bir anlaşma yoksa işi veren kişidir. (m.10)
5- Entegre Devre Topografyası Hak Sahibinin Yetkileri: Entegre devre topoğrafyası hak sahibi, izni dışında yapılan aşağıdaki fiilleri önleme konusunda inhisarî yetkilere sahiptir (m.11). Bunlar esasta yasaklama yetkileridir.
a) Orijinal olma şartlarını haiz bulunmayan parçaların çoğaltılması hariç olmak üzere, koruma altındaki entegre devre topoğrafyasının bütününün veya bir kısmının, bir entegre devre içine alınması ya da bunun dışında herhangi bir şekilde çoğaltılmasına engel olabilir.
Çünkü korunan bir entegre devre topografyası üzerinde hak sahibi olan kişi ondan ekonomik olarak yararlanma hakkına sahiptir. Topografyasını bizzat kullanabileceği gibi, çeşitli işlemlere konu yapabilir, başkasına topografya üzerinde lisans hakkı tanıyabilir.
b) Korunan bir entegre devre topoğrafyasının, korunan entegre devre topoğrafyasını içeren bir entegre devrenin ya da yasal olmayan bir biçimde çoğaltılmış entegre devre topoğrafyasını içeren ürünün ithali, satışı veya ticarî amaçlı dağıtılmasını yasaklayabilir.
6- Koruma Hakkının Sınırlandırıldığı Durumlar: Kanun bazı eylemlerin topografya üzerinde hak sahibi olan kişinin izni olmaksızın serbestçe yapılabileceğini hükme bağlamıştır. Korumanın kapsamı dışında bulunan bu eylemleri şöyle sıralayailiriz:
a) Herkes koruma altındaki bir entegre devre topografyasını ticari olmayan kişisel amaçlar için veya sadece değerlendirme, analiz, araştırma ya da eğitim maksadıyla çoğaltabilir (kişisel kullanım istisnası).
b) (a) bendinde belirtilen analiz ve değerlendirme sonucu ortaya çıkan ve orijinal olan entegre devre topoğrafyasının 11 inci maddedeki fiillere konu edilmesi.
c) Korunan entegre devre topoğrafyasının veya bu entegre devre topoğrafyasını üzerinde bulunduran entegre devrenin, hak sahibi tarafından veya onun onayı ile yurt içinde veya yurt dışında piyasaya sürülmesinden sonra, söz konusu entegre devre topoğrafyası veya entegre devrenin ithalatı, satılması veya ticarî amaçlı dağıtımı.
d) 11 inci maddenin (b) bendinde belirtilen fiillerin, bu tür bir fiili gerçekleştiren veya gerçekleştirilmesini isteyen şahsın, söz konusu entegre devreyi ya da bu entegre devre üzerinde kullanılan herhangi bir entegre devre topoğrafyasını edinirken, bunun kanunlara aykırı tarzda çoğaltılmış bir entegre devre ya da entegre devre topoğrafyası olduğunu bilmediği ya da bilmesinin mümkün olmadığı ancak, bu kişinin entegre devre ya da entegre devre topoğrafyalarının kanunlara aykırı tarzda çoğaltılmış olduğunu fark ettiği andan sonra, yalnızca o zamana kadar elinde tuttuğu ya da sipariş ettiği mallar üzerinden 11 inci maddenin (b) bendinde belirtilen fiilleri gerçekleştirmek ve hak sahibine bu entegre devre ya da entegre devre topoğrafyaları ile ilgili olarak makul bir bedel ödemek şartıyla işlenmesi.
e) Üçüncü bir kişi tarafından bağımsız olarak tasarlanmış orijinal ve birebir aynı olan bir entegre devre topoğrafyasına ilişkin olarak 11 inci maddenin (b) bendindeki fiillerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi.(m.12)
KORUNMA
1- Orijinallik: Orijinal niteliğe sahip entegre devre topoğrafyaları, tescil belgesi verilerek korunur. (EDTK m.4).
Orijinal topografya, tasarlayıcının kendi fikri çabası sonucu ortaya çıkmış olan ve tasarlama sırasında entegre devre üreticileri ve entegre devre topografyası tasarlayıcıları arasında bilinmeyen tasarım demektir. Kanun birbirine eklenmesi gereken iki şart aramıştır. Birinci şart, başvurusu yapılmış olan topografyayı entegre devre üreticilerinin bilmemesidir. Fakat üreticiler, topografyayı başvuru sahibi dolayısıyla tanıyorsa orijinallik ortadan kalkmaz. Tescili istenen entegre topografya hak sahibi veya onun izniyle üçüncü kişi tarafından ticaret konusu yapılmış olsa bile, ilk piyasaya sürme tarihinden itibaren iki yıl içinde tescil başvurusu yapılabilir. Bu süre içinde üreticiler topografyayı bilseler bile orijinallik ortadan kalkmaz. İkinci şart, tescil başvurusu konusu olan topografyanın topografya tasarıcıları tarafından bilinmemesidir.
Bir topografyayı oluşturan elemanlar ve ara bağlantıları bilinmekle birlikte bunların bir araya getiriliş şekli bilinmiyorsa, yani tasarım düzeni orijinal ise söz konusu topografya korunur.
Bir topografyada korunan, topografyanın dayandığı “içerik”, işlem süreci, sistem ve tekniktir. Entegre devreye bir bilgi sabitlenmişse, bu bilgi EDTK korumasından yararlanamaz.
2- Endüstriye Uygulanabilirlik Sorunu: Patentlerin ve faydalı modellerin aksine tasarlanan topografyanın endüstriye uygulanabilir olması gereği kanunda aranmamaktadır. Bu husus kanunda “Bu Kanun kapsamındaki korumadan yararlanma, yapısında koruma altına alınmış bir entegre devre topoğrafyası bulunduran entegre devrenin, herhangi bir üründe kullanılıp kullanılmamasına bağlı değildir.”(m.4/II) denilerek belirtilmiştir.
3- Korunmanın Başlangıcı Ve Süresi: Kanuna göre entegre devre topoğrafyasına sağlanan korumanın başlangıcı; entegre devre topoğrafyasının, hak sahibi tarafından veya onun izniyle üçüncü bir kişi tarafından, yurt içinde veya yurt dışında ilk kez ticarî açıdan piyasaya sürüldüğü tarihten itibaren iki yıl içinde tescil başvurusunun da yapılmış olması kaydıyla; sözü edilen piyasaya sürülme tarihi veya ticarî açıdan piyasaya sürümün olmadığı hâllerde, tescil başvurusunun yapıldığı tarihtir.
Koruma süresi, birinci fıkrada belirtilen başlangıç tarihinden itibaren on yıl olup, bu süre onuncu takvim yılının bitiminde sona erer. (m.6/2).
Entegre devre topoğrafyası gizlilik gerektiren hâller dışında, ticarî olarak kullanılmamışsa ve tasarlandığı tarihten itibaren onbeş yıl içerisinde Enstitüye tescil için başvurulmamışsa entegre devre topoğrafyasını koruma hakkı talep edilemez.
4- Korumadan Yararlanack Kişiler: EDTK ile sağlanan korumadan; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgâhı olan ve sınaî veya ticarî faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile ilgili uluslararası anlaşmaların hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişiler yararlanır.
Anılan kişilerin dışında kalmalarına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen entegre devre topoğrafyası koruması tanıyan devletlerin uyruğundaki gerçek ve tüzel kişiler de karşılıklılık ilkesi gözetilerek Türkiye'de bu haktan yararlanırlar.
HUKUKİ İŞLEMLER
1- Devir, İntikal, Rehin Ve Haciz: Entegre devre topoğrafyası başvurusu veya tescilinden doğan haklar başkasına devredilebilir ve miras yoluyla intikal eder. Bu haklar üzerinde ölüme bağlı tasarrufların yapılması mümkündür. (EDTK m.17/1). Başvuru ve tescilden doğan hak, kanunî veya akdî rehne ve hacze konu olabilir. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine ilgili haklar Sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır. Rehin hakkı ve haciz bakımından 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Başvuru ve tescilden doğan hak üzerinde yapılacak sağlararası işlemler yazılı şekle tâbidir.
Başvuru ve tescilden doğan entegre devre topoğrafyası hakkının devri veya miras yolu ile intikali, tebliğde öngörülen ücretin ödenmesi ile Sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır. Yayım tarihi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etme tarihidir.
2- Lisans: Başvuru ve tescilden doğan hakla ilgili olarak lisans sözleşmesi yapılabilir. Taraflardan birinin talebi üzerine lisans sözleşmesi Sicile kayıt ve ilân edilir. Enstitü, ibraz edilen sözleşmeye ait gizli bilgileri dosyalayarak saklar. Lisans sözleşmesi Sicile kaydedilmediği sürece üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Lisans, inhisarî lisans veya inhisarî olmayan lisans şeklinde verilebilir. Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans inhisarî değildir. Lisans veren, entegre devre topoğrafyasını kendi kullanabileceği gibi, üçüncü kişilere aynı entegre devre topoğrafyasına ilişkin başka lisanslar da verebilir.
İnhisarî lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisi de entegre devre topoğrafyasını kullanamaz.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, lisans alanlar, sözleşmeden doğan haklarını üçüncü kişilere devredemezler ve alt lisans veremezler.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisarî lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından, entegre devre topoğrafyası hakkı sahibinin tescilden doğan haklarına tecavüz edilmesi durumunda, entegre devre topoğrafyası hakkı sahibinin bu Kanun uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. İnhisarî olmayan lisans sahiplerinin dava açma hakları yoktur.
Entegre devre topoğrafyası hakkına tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirim ile dava açmasını entegre devre topoğrafyası hakkı sahibinden isteyebilir. Entegre devre topoğrafyası hakkı sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren üç ay içerisinde dava açmaması hâlinde lisans alan, yaptığı bildirimi de ekleyerek kendi adına dava açabilir. Lisans alan, dava açtığı takdirde, dava açtığını entegre devre topoğrafyası hakkı sahibine bildirmekle yükümlüdür. Lisans alan, ciddî bir zarar tehlikesi karşısında ve üç aylık sürenin geçmesinden önce ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
HÜKÜMSÜZLÜK VE SONA ERME
İnhisari hak niteliği taşıyan diğer fikri mülkiyet hakları gibi, entegre devre topografyasının hükümsüzlüğü de aynı kurallara tabidir. Hükümsüzlüğe EDTK’da öngörülen sebeplerin varlığında mahkemece karar verilir. Hükümsüzlük kararı, hakkı geriye etkili olarak ortadan kaldırır(m.20/1). Hükümsüzlük kısmi de olabilir. Sona erme ise, sona erme sebebinin gerçekleşmesi halinde, hakkı, sebebin gerçekleştiği andan itibaren serbest hale getirir, yani kamu malı konumuna sokar. Bu husus Bültende ilan edilir.
1- Hükümsüzlük: Hükümsüzlük halleri şunlardır:
a) Orijinalliğin bulunmaması,
b) Hak sahipliğinin başka kişi veya kişilere ait olduğunun ispat edilmesi,
c)EDTK m. 6’daki süreye uyulmaması
Dava:
a) Davacı: Hükümsüzlük davasını, hakkı ihlal edilenler ile menfaati bulunanlar, tüketici dernekleri ve 5590 sayılı kanuna tabi ticaret ve sanayi odaları, borsalar ve bunların birlikleri ile 507 sayılı kanuna tabi esnaf odaları açabilir.
b) Davalı: Hakkı olmadığı veya tek başına hak sahibi olmadığı halde belge sahibi veya başvuruda bulunan kişidir.
c) Karşı Dava: Hükümsüzlük, karşı dava olarak da ileri sürülebilir (EDTK m. 19).
d) Süre: EDTK hükümsüzlük davası ile doğrudan veya dolayısıyla ilgili herhangi bir süre öngörmemiştir.
e) TPE’ye Bildirme: Mahkeme gerek dava açıldığında, gerek kararın kesinleşmesi hâlinde durumu Enstitüye bildirir. Enstitü duyuru ve kararı en kısa sürede Sicile kaydeder ve Bültende yayımlar. Bildirim ve tescilin amacı üçüncü kişileri bilgilendirmedir. Tescil bildirici niteliktedir.
Hükümsüzlüğün Etkisi: Entegre devre topoğrafyasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, karar geçmişe etkili sonuçlar doğurur. Hükümsüz hakkın sahibi ne müktesep bir hak iddiasında bulunabilir ne de hakkın bir zamanlar sahibi olmaktan yararlanabilir ve yarattığı haksız durum sebebiyle kötü niyetli olması halinde zarar verdiği kişilere karşı tazminatla sorumlu olduğu gibi kazanımlarını gereğinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile de yükümlü olur.
Entegre devre topoğrafyası hakkı sahibinin kötüniyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan zararın giderilmesine ilişkin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, hükümsüzlüğün geriye dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez:
a) Entegre devre topoğrafyasının hükümsüz sayılmasından önce, bir entegre devre topoğrafyasına tecavüz sebebiyle verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
b) Entegre devre topoğrafyasının hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler. Ancak, hâl ve şartlara göre, haklı sebepler ve hakkaniyet ilkesi göz önünde bulundurularak sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin kısmen veya tamamen iadesi mümkündür.
Entegre devre topoğrafyasının hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar, herkese karşı hüküm doğurur. (m.20)
2- Sona Erme: Entegre devre topoğrafyası koruma hakkı; koruma süresinin dolması veya entegre devre topoğrafyası hakkı sahibinin bu hakkından vazgeçmesi hâllerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
Vazgeçme isteğinin yazılı olarak Enstitüye bildirilmesi gerekir. Vazgeçme, Sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur.
Sicile kayıt edilmiş hakların ve lisansların sahiplerinin izni olmadıkça, hak sahibi hakkından vazgeçemez.
Entegre devre topoğrafyası koruma hakkı üzerinde, üçüncü bir kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmekte ise onun izni olmadıkça, entegre devre topoğrafyası koruma hakkından vazgeçilemez.
İHLALLER, HUKUK VE CEZA DAVALARI
Entegre devre topografyaları da çeşitli hukuk ve ceza davaları ile korunmuş ve ihtisas mahkemeleri tarafından görülmeleri hükme bağlanmıştır. Kanun koyucu, tecavüz sayılan fiiller, davalar, görevli mahkemeler, ihtiyadi tedbirler ve zamanaşımına ilişkin hükümlerde (EDTK m. 24-40), Mark KHK, Pat KHK, EndTas KHK ve özellikle BitÇeşK’da yer alan maddelerin içerdiği kurallara benzeyen, hatta onları tekrarlayan kurallar öngörmüştür.
1- Hakka Tecavüz Sayılan Eylemler: EDTK m.11/a uyarınca korunan bir entegre devre topografyasının sahibinin izni olmaksızın, başkası tarafından kısmen veya tamamen başkasının entegre devresinin içine alınması veya başka bir surette çoğaltılması, hakka tecavüzdür. Aynı maddenin b bendi uyarınca, korunan bir entegre devre topografyasının veya korunan bir topografyayı içeren topografyanın ya da bu tür devreleri içeren bir ürünün sahibinin izni olmaksızın ithali, satışı veya ticari amaçla satışı da hakka tecavüzdür. Tecavüz halinde kanun hak sahibine dava açma hakkı tanımıştır. Entegre devre topoğrafyası başvurusu, 16 ncı maddeye göre Bültende yayımlandığı takdirde başvuru sahibi, entegre devre topoğrafyasına vaki tecavüzlerden dolayı dava açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise başvurunun Bültende yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir (m.24/2).
2- Başvurunun Devri Talebinde Bulunma Hakkı: Başvuruya konu olan temel unsurun, üçüncü bir kişinin entegre devre topoğrafyasından izinsiz alınması durumunda, bu üçüncü kişi başvurunun kendisine devredilmesini mahkemeden talep edebilir (m.25).
Başvurunun tescil edilmiş olması durumunda ise üçüncü kişi tescilin yayımlanmasından itibaren üç yıl içerisinde, tescilin kendi adına devredilmesini ve Sicilin buna göre düzeltilmesini mahkemeden talep edebilir (m.25/2).
3- Hukuk Davaları: Bir topografyaya tecavüz halinde açılabilecek davalar ve mahkemeden istenebilecek talepler diğer fikri mülkiyet haklarının ihlalinde ikame edilebilecek davalarla ve ileri sürülebilecek taleplerle aynıdır. Bunlar:
a) Tecavüz fiilini ispatlayacak delillerin tespiti.
b) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
c) Tecavüzün giderilmesi ve maddî-manevî zararın tazmini.
d) Entegre devre topoğrafyasından doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen veya ithal edilen ürünlere ve bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulması.
e) Hakka tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya ilân yoluyla duyurulması.
f) Hakka tecavüzün durdurulması ve devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, (d) bendine göre el konulan ürünlerin ve araçların şekillerinin değiştirilmesi veya entegre devre topoğrafyasından doğan haklara tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise imhası.
g) Mümkün olduğu takdirde (d) bendi uyarınca el konulan ürün ve araçlar üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınması. Bu durumda, söz konusu ürünlerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değer, kabul edilen tazminatı aştığı takdirde, aşan miktar entegre devre topoğrafyası hak sahibince karşı tarafa ödenir.
Tedbirler konusunda mahkeme, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümlerine göre karar verir.
Yetkili Mahkeme: Hak sahibi tarafından üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yerinin olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Davacının Türkiye'de yerleşim yerinin olmaması hâlinde yetkili mahkeme, Sicile kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmiş ise Enstitü merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Üçüncü kişiler tarafından entegre devre topoğrafyası başvurusu veya entegre devre topoğrafyası hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Entegre devre topoğrafyası başvurusu veya entegre devre topoğrafyası hakkı sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi hâlinde, bu maddenin dördüncü fıkrası hükmü uygulanır.
Birden fazla mahkemenin yetkili olduğu durumda yetkili mahkeme, ilk davanın açıldığı mahkemedir (EDTK m. 26).
Tecavüzü Kanıtlayan Belgeleri Talep: Entegre devre topoğrafyası hak sahibi, entegre devre topoğrafyasının kendi izni olmaksızın kullanılması sonucunda uğramış olduğu zarar miktarının belirlenmesi için tazminat yükümlüsünden kullanım ile ilgili belgeleri vermesini talep edebilir.
Yoksun Kalınan Kazanç: Entegre devre topoğrafyası hak sahibinin uğradığı zarar, sadece fiilî kaybın değerini değil, ayrıca tescilden doğan haklara tecavüz dolayısıyla yoksun kalınan kazancı da kapsar.
Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak aşağıdaki değerlendirme usullerinden birine göre hesap edilir:
a) Tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, entegre devre topoğrafyası hak sahibinin entegre devre topoğrafyasını kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre.
b) Tecavüz edenin, entegre devre topoğrafyasını kullanmakla elde ettiği kazanca göre.
c) Tecavüz edenin, entegre devre topoğrafyasını bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeline göre.
Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, entegre devre topoğrafyasının ekonomik önemi, topoğrafyadan doğan haklara tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi ve tecavüz sırasında entegre devre topoğrafyasına ilişkin lisansların sayısı ve çeşidi gibi etkenler göz önünde tutulur.
Entegre devre topoğrafyası koruma hakkı üzerinde tasarruf yetkisi olan kişi, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, bu maddede belirtilen değerlendirme usullerinden birini seçmişse mahkeme, ürünün üretilmesi için entegre devre topoğrafyasının ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunduğu kanaatine vardığı takdirde, kazancın hesaplanmasında makul bir payın daha eklenmesine karar verir (m.28).
Zamanaşımı: Entegre devre topoğrafyasından doğan haklara tecavüzden kaynaklanan özel hukuka ilişkin taleplerde, 818 sayılı Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır (m.29).
TPE Kararlarına Karşı İtiraz Ve Dava: Başvuru sahibi Enstitü kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki ay içerisinde yazılı olarak Enstitüye itirazda bulunabilir. İtiraz, Enstitü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca incelenerek karara bağlanır.
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun söz konusu kararlarına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde görevli ve yetkili mahkemede dava açılabilir.
Tecavüzün Yokluğu Ve Tespiti: Menfaati olan herkes, hak sahibine karşı dava açarak, fiillerinin entegre devre topoğrafyasından doğan haklara tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebilir.
Birinci fıkrada belirtilen davanın açılmasından önce, menfaati olanlar Türkiye'de giriştikleri veya girişecekleri sınaî faaliyetin veya bu amaçla yapmış oldukları fiilî girişimlerin entegre devre topoğrafyasından doğan haklara tecavüz teşkil edip etmediği konusunda hak sahibinden görüşlerini bildirmesini noter aracılığı ile talep edebilirler. Bu talebin kendisine tebliğinden itibaren hak sahibinin bir ay içinde cevap vermemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi kişi tarafından kabul edilmemesi hâlinde, menfaat sahibi birinci fıkrada belirtilen talebi içeren davayı açabilir.
Bu dava, entegre devre topoğrafyasından doğan haklara tecavüzden dolayı kendisine karşı dava açılmış bir kişi tarafından açılamaz.
Dava, entegre devre topoğrafyası üzerinde hak sahibi bulunan ve Sicile kayıt edilmiş olan bütün hak sahiplerine tebliğ edilir.
Bu maddede belirtilen dava, hükümsüzlük davasıyla birlikte de açılabilir (EDTK m. 33).
İhtiyati Tedbirler: Bu Kanunda öngörülen davaları açan veya açacak olan kişiler, davanın etkinliğini temin etmek üzere görevli ve yetkili mahkemeden ihtiyatî tedbire karar verilmesini talep edebilir.
İhtiyatî tedbir, dava açılmadan önce veya dava ile birlikte ya da karar kesinleşene kadar istenebilir. İhtiyatî tedbir talebi, davadan ayrı olarak incelenir.
İhtiyatî tedbir, verilecek hükmün etkinliğini tamamen sağlayacak nitelikte olmalı ve aşağıda belirtilen hususları kapsamalıdır:
a) Davacının entegre devre topoğrafyasından doğan haklarına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulması.
b) Entegre devre topoğrafyasından doğan haklara tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen şeylere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların muhafazası.
c) İleride doğması muhtemel bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi (m.34).
Gümrüklerde El Koyma: Aynısının üretilmesi hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması nedeniyle cezayı gerektiren taklit mallara, ithalat sırasında hak sahibinin veya temsilcisinin talebi üzerine, gümrük idareleri tarafından 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57 nci maddesi çerçevesinde işlem yapılır.
Gümrük idarelerindeki el koyma kararı, kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde esas hakkında ihtisas mahkemesinde dava açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa ortadan kalkar (m.36).
4- Ceza Davaları: Kanunda Ceza ve Şikayet Hakkına İlişkin olarak şu hükümler yer almaktadır.
Aşağıda yazılı fiilleri bilerek işleyenler bir yıldan iki yıla kadar hapis ve onmilyar liradan yirmimilyar liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar:
a) Entegre devre topoğrafyası hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar.
b) Korunan bir entegre devre topoğrafyasının, korunan bir entegre devre topoğrafyasını içeren entegre devrenin ya da koruma altında olan bir entegre devre topoğrafyasını içeren ürünün veya ambalajının üzerine konulmuş entegre devre topoğrafyası koruması olduğunu belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar.
c) Kendilerini haksız olarak entegre devre topoğrafyası başvurusu veya entegre devre topoğrafyası hakkı sahibi olarak gösterenler.
Aşağıda yazılı fiilleri işleyenler hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmimilyar liradan otuzmilyar liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur:
a) Hakkı olmadığını veya tasarruf yetkisi bulunmadığını bilmesi gerektiği hâlde, bu Kanunun devir, intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren, rehneden ya da bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar.
b) Korunan bir entegre devre topoğrafyası hakkının sahibi olmayan veya koruma süresi biten veya entegre devre topoğrafyası hakkı hükümsüz kalan veya entegre devre topoğrafyası korumasından doğan hakkı sona erdiği halde; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticarî evrakına veya ilânlarına, hukuken korunan bir entegre devre topoğrafyası koruma hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyanlar veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilân ve reklamlarda bu tarz yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar.
11 inci maddenin (a) ve (b) bentlerinde sayılan fiilleri işleyenler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yirmimilyar liradan otuzmilyar liraya kadar ağır para cezasına, ayrıca işyerlerinin bir yıldan iki yıla kadar kapatılmasına ve aynı süre ticaretten menedilmelerine hükmolunur.
Bu maddede yazılı fiillerin tekerrürü hâlinde, yukarıdaki cezalar yarı oranında artırılarak hükmolunur.
Yukarıda yazılı suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse, çalışanlar ile birlikte suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de aynı şekilde cezalandırılır.
Bir tüzel kişinin işleri yürütülürken bu maddede sayılan suçlardan biri işlenirse tüzel kişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında, olayın mahiyetine göre 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır.
Bu maddede sayılan suçlardan dolayı kovuşturma yapılması şikayete bağlıdır (m. 39).
Şikayet hakkına sahip olanlar ise:
Entegre devre topoğrafyası korumasından doğan hakları tecavüze uğrayandan başka, 24 üncü maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü; entegre devre topoğrafyası hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması ile korunan bir entegre devre topoğrafyası hakkının sahibi olmayan veya koruma süresi biten veya entegre devre topoğrafyası hakkı hükümsüz kalan veya entegre devre topoğrafyası korumasından doğan hakkı sona eren bir kişinin; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticarî evrakına veya ilânlarına, hukuken korunan bir entegre devre topoğrafyası koruma hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyması veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilân ve reklamlarda, bu tarz yazı, işaret veya ifadeleri kullanması durumlarında 8.3.1950 tarihli ve 5590 sayılı Kanun ile 17.7.1964 tarihli ve 507 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve tüketici dernekleri de şikâyet hakkına sahiptir. Şikâyetin fiil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.
Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikâyetler acele işlerden sayılır.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendi uygulanmaz.
Bu Kanun hükümlerine göre başvuru veya tescilden doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zaptedilmesi veya el konulması veya yok edilmesinde 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükmü ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır (m. 40).
Yararlanılan Kaynaklar: 1- Entegre Devre Topografyalarının Korunması Hakkında Kanun
2- Ünal TEKİNALP “Fikri Mülkiyet Hukuku” Güncelleştirilmiş ve Genişletilmiş Üçüncü Bası
Ayşegül GÜLTEKİN-UPB 2006